Ekonomi politikaları: Winter is coming
6 Ekim 2017
Bütçenin üç belalısı
25 Ekim 2017
Tümünü gör

Kurumsal hayattan, Pilates eğitmenliğine…

Evet, bu bir gerçek; “kahrolsun pilates, yaşasın patates” sloganları atılan canım Türkiye’mde yaşıyoruz. Reklamın iyisi kötüsü olmaz, bunda hemfikiriz. Ama isterseniz gelin biraz olayın derinine inelim; Pilates gerçekten emek isteyen bir egzersiz tipi. Yaratıcısı Joseph Pilates. Kendisi raşitizm hastalığını yenmek için bu yöntemi geliştirmiştir. “Pilates kadın işi.”diyen erkek okuyuculara duyurulur.

Pilatesin faydaları denildiğinde akla ilk gelenler duruş bozukluklarını düzeltmek ve kasların güçlenmesini ve esnekliğini arttırmayı sağlamaktır. Ancak pilatesin temel faydasının Joseph Pilates’in ‘contrology’ olarak adlandırdığı zihin ve beden bütünlüğünü ve dengesini güçlendirmek olduğunu bilmek gerekir. Pilates gerçek anlamda, fizyoterapi temelli bir rehabilitasyon yöntemidir. Bu nedenle ana fayda noktası kilo vermek değildir; kas güçlendirme ve esnetme özelliği ile daha dar ve uzun bir vücut yapısına sahip olmayı hedefler.

Bakış açınızı biraz değiştirebildiysem işin teorik kısmından sıyrılarak yüksek müsaadenizle deneyimlerimle ilgili işin pratiğine yönelik küçük bir hikaye anlatmak istiyorum; üniversite sonrası 2006 yılında başladığım kurumsal kariyerimde tıkır tıkır giydiğim topuklu ayakkabılarım ve şıkır şıkır giydiğim iş elbiselerimle ilk başlarda çok enerjiktim. Fakat işin içine girdikçe beni içine çeken kifozum yani bilinen adı ile kamburluğum artarken, stresten ve uzun saat mesailerden kaynaklı yediğim sağlıksız abur cuburlar ile göbeğim de aynı oranda artıyordu. 1 yıl sonra tam 10 kilo almayı başarmanın haklı gururunu yaşıyordum. 2-3 sene sonrası sırt ve boyun ağrılarım da aramıza katılmıştı. Buna bir dur demek için sizin yaptığınız gibi ben de google amcaya ne yapmam gerektiğini sordum ve kendimi evime yakın pilates eğitmeninin yanında buldum!

Haftada 3 gün gittiğim pilates ile neler mi başardım? Kronolojik olarak anlatayım;

– ilk derste yanlış şekilde durduğum ve yanlış nefes aldığım tokat gibi geldi eğitmenimden ve o günden beri iç sesim bana devamlı dik dur! Nefes al! diyor

– 5-6 ders sonra yaptığım güçlendirme ve esneme hareketleri ile ağrılarım neredeyse sıfırlandı ve 2. ayın sonunda hiç kalmadı.

– 1-2 ay içinde daraldığımı hissetsem de tartı hep aynı gösteriyordu. Meğerse kas oranım artıyor ancak ben yeme düzenimi değiştirmediğim için yağdan az buçuk versem de sanki aynı kilodaymışım gibi görünüyormuşum! Ee tabi bu konuda da aydınlanıp sağlıklı yeme düzenine geçince 1 sene içerisinde aldığım 10 kiloyu tamamen verdim; hem de eski halimden çok daha ince görünüyordum! Zaten hareketler değişip, zorluk dereceniz arttıkça yaşadığınız kas acıları ile yediğiniz abur cuburları devam ettirmeniz imkânsızlaşıyor, yeseniz de vicdanınız ilginç sesler çıkardığı için yediğinizden de keyif alamamaya başlıyorsunuz.

– Ve sıkı durun 3 sene sonrasında yaptığım esnemeler ve nefes egzersizleri ile vücudumdaki toksin oranı düşüp seratonin oranı arttıkça hayata bakış açım müthiş değişti ve en sonunda dayanamayıp aldığım pilates sertifikası ile kurumsal hayatı bırakarak kendi küçük pilates stüdyomu açtım.

Her geçen gün aldığım eğitimler ile ağırlıklı kurumsal çalışanlara ders veriyorum ve tek amacım kendimde de yaşamış olduğum sorunların çözümünü bulduğum yöntemi elimden geldiğince etrafıma yaymak.

Sonu sizin için eğitmenliğe kadar gitmez belki ama bedeniniz için yaptığınız tüm pozitiflikler emin olun. Ruhunuz için de pozitif yönlü kapılar açarak size mutlu olmanız için neler yapmanız gerektiğini fısıldıyor.

Sağlık ve sevgi ile…

 

Tulya Türgen

Kaynak; https://www.kolayfit.com/fitlab/kurumsal-hayattan-pilates-egitmenligine

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir