Herkes daha çok kitap okusun!
7 Nisan 2017
Neye Evet, Neye Hayır?
14 Nisan 2017
Tümünü gör

GHOST IN THE SHELL (2017)

Japon çizgi filmlerine olan ilgim, 1982 tarihli Robotech’e kadar dayanmakta. O dönemde bu türden çizgi filmleri Türkiye televizyonlarında izlemek neredeyse olağan üstü denilebilecek bir vaziyetti ama bir şekilde devlet televizyonunun bu muhteşem diziyi çocuk ve genç izleyicilere ulaştırmış olması, taktir edilecek bir durum. Takip eden senelerde bu ilgim her zaman en üst seviyede oldu ve ulaşılabilir Japon kökenli çizgi dizi ve çizgi sinema filmlerinin azlığı, açlışımı hep en üst seviyede tuttu. 1995 yılına geldiğimizde ise, Güzel Sanatlar Fakültesi Çizgi Film bölümünde okuyan bir arkadaşımın İngiltere’den getirttiği Japon Çizgi filmleri ile keyfimiz adeta zirve yapmıştı. VHS kasetlerde elimize ulaşan uzun metrajlı çizgi filmlerden birisi de Ghost in the Shell’di. Daha önce böyle bir şey hiç birimiz görmemiştik ve yaklaşık altı kişiden oluşan arkadaş grubumuzla çizgi filmi izlerken ağzımız tam anlamıyla açık kalmıştı.

Bununla birlikte Ghost in the Shell Animated, genele değil özele hitap eden bir projeydi. Animasyon teknikleri ve sahne seçimleri, 1995 yılı için en üst seviye kabul edeceğimiz noktadaydı. Konusu ise oldukça ağırdı ve izlerken daha çok görselliği ile ilgilenmiştim. Daha sonraki yıllarda Türkçe dil ile yayınlanan ve bu günlerde koleksiyoncular için nadir sınıfında olan DVD sürümünde bile konuyu kavramakta zorlandığımı hatırlıyorum. Projenin bir sinema filmini yapmak bence çok çılgınca ve idealist bir yaklaşımdı zira Japon çizgi film ve çizgi roman sektörüne aşina olanlar dışında Ghost in the Shell’i bilen olduğunu sanmıyorum. Filmi çekildiğinde şüphesiz yine özele hitap edecekti ve yüksek bütçeli olacağını tahmin ettiğim filmin gişede başarı yakalaması bence zor görünüyordu. Sonra birisi cesaret edip projeyi yüz on milyon dolarlık çılgın bir bütçe ile ele aldı. Eğer senaryo çizgi film uyarlaması ile bire bir aynı olursa filmin işi ticari anlamda gerçekten zor olurdu. Yapımcılar doğru bir hamle yaparak, orijinal hikayeyi özüne zarar vermeden daha genele hitap edebilecek şekilde değişikliklerle süslediler.

 

Filmi izlememiş olanlar için bu bir spoiler olacağından, senaryonun detaylarına gitmeyeceğim ama çizgi film sürümünden daha güçlü ve anlaşılır bir senaryosu olduğunu söylemeliyim. İkinci doğru hamle ise oyuncu seçimi. Başrolde Scarlett Johansson’a yer vermek, ekibin yapabileceği en doğru transfer olmuş. Böylelikle Ghost in the Shell’i bilmeyen genel izleyici, Scarlett’ı tanıdığı için filme gidip izlemeyi tercih edecektir. Film görsellik anlamında Cyber Punk öğeleri en başarılı şekilde yansıtıyor. Bunun yanında orijinal çizgi filmde hayranlıkla izlediğimiz bazı kült sahnelerin, perdeye bire bire yüzde doksan beş oranında uyumla yansıtılmış olması çok heyecan verici. Film, oyuncu seçimi ve senaryosuyla benden tam puanı aldı. Genel izleyicinin nasıl bir tepki vereceğini zamanla göreceğiz.Umuyorum ki proje para kazanır ve benzerleri için yapımcılara cesaret verir.

Cem AKYÜREK

07-Nisan- 2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir