Batman & Superman – Adaletin Şafağı
1 Eylül 2016
AB ilişkilerinde kırılma noktası
11 Kasım 2016
Tümünü gör

Bilgiye Ulaşmak

ekran-alintisi

 

Özellikle aile büyüklerinden duymaya en alışık olduğum konu bizim neslin ne kadar şanslı olduğuydu. “Bizim zamanımızda evimizde Ansiklopedi yoktu otobüslerle kütüphaneye gitmek zorunda kalırdık. Şimdi bilgi sizin elinizin altında” derlerdi. Gerçekten de evimizde kütüphane dolusu ansiklopedi ve kitap vardı. Merak ettiğim bir çok şeye oradan ulaşabilirdim. Biz şanlıydık evet ama aslında büyük şehirde yaşayan insanlar da şanslıydı. Anadolu’nun ilçe kasaba ve köylerinde yaşayanların gidebilecekleri bir kütüphane de yoktu o zamanlar. Peki o dönemlerde oralarda yaşayan halk, bilgiye nasıl ulaşıyordu? Çok bildik ve kolay bir yöntemle aslında. Bir bilene danışıyorlardı. O bilenin bildiği kadarıyla merak ettikleri konuları öğreniyorlar ve bilgi sahibi oluyorlardı. Bu yöntem kısaca “kulaktan dolma” yöntemiydi.

O dönemlerden şimdiye geldiğimiz zaman şaşırtıcı bir şekilde aradan geçen bunca zamana ve bunca teknolojik gelişmeye rağmen, kulaktan dolma yöntemi günümüzde de kullanılmaya devam ediliyor. Bir çok insan güncel bir haberi veya merak ettiği bir konuyu internetten araştırmak yerine bir bilene sormayı tercih ediyor. Hatta bunun daha da ilerisine geçerek olan olayları yorumlamaya  üşenip, bir bilenin yorumlamasını esas alıyor ve kendi yorumu olarak benimseyebiliyor.

Çevresinde bir bilen olarak yer alan kişiler, bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde insanları diledikleri gibi yönlendirip siyahı beyaz, doğruyu yanlış olarak gösterebiliyorlar.

Bilgiye ulaşmanın bu denli kolay olduğu günümüz teknolojisinde parmaklarını kıpırdatmaya üşenmeyen, araştırmayı seven ve hakikate ulaşmak için çaba sarfeden toplumlar özellikle bilim ve teknoloji alanında çok önemli ilerlemeler kaydediyorlar. En önemlisi de kolay, kolay dolduruşa gelmiyorlar.

Bizde ise malumunuz durum biraz karışık. Toplumun bir bölümü çok araştırmacı ve gerçek bilgiye ulaşmak için teknolojiyi kullanırken, bir bölümü ise bir bilene sormadan hareket etmiyor. Hal böyle iken, daha ilkokuldan çocuklarımıza doğru bilgiye nasıl ulaşmaları gerektiğini, nasıl araştırma yapmaları gerektiğini ve hepsinden önemlisi sorgulamayı öğretmemiz gerekiyor anlaşılan. Ağaç gerçekten de yaşken eğiliyor ve insanoğlu nasıl alışırsa öyle yaşamaya devam ediyor.

 

Gökhan Tipi

1 Comment

  1. Alper KUL dedi ki:

    Çok güzel ve bilgilendirici bir yazı.. Çok beğendim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir