
Herkese merhabalar,
Gündemin yoğun olduğu bu günlerde eminim ki hepimiz bu gündemi mobil cihazlarımızdan ya da bilgisayar başında takip ediyoruz eskisi gibi gazete veya televizyonla çok fazla vakit geçirmiyoruz. Bu durumla alakalı bir önceki yazımda çevrimiçi yaşamaktan bahsetmiştim bu yazıma şuradan erişebilirsiniz:
Çevrimiçi yaşarken aynı zamanda bir araya gelerek kitleler oluşturuyoruz. Aynı görüşü paylaşanlarla ya da bir olay üzerinde aynı düşünceye sahip kişilerin farkında olmadan bir araya gelişiyle oluşturdukları bu topluluklar ciddi güç haline gelebiliyor ve olaylara yön verebiliyorlar.
Son yıllarda birçok siyasi olay yaşadık ve birçok olayı dijitalin gücüyle çevrimiçi yaşamanın verdiği “bilgiye kolay ulaşma” ayrıcalığı ile hemen anında yakaladık ve çok hızlı tükettik yeni bilgileri aradık bulduk onları da tükettik.
Geçmişte web 2.0’dan ayrılırken web 3.0’ın kapılarını açtık yavaş yavaş bunu da yetersiz bulmaya başladık fakat hala web 3.0 etkisinde yaşıyoruz, web 3.0 Facebook, Twitter, Istockphoto, Flickr, Tumblr gibi milyonları içinde bulunduran mecraları bize sundu.
Bundan sonra ise alışkanlıklar değişerek dijitalleşmeye başladık.
Geleneksel medya araçlarına nazaran kullanıcılarına daha hızlı ve çift taraflı iletişim olanağı sağlayan sosyal medyaya yöneldik, sosyal medya sivil toplum hareketlerine de yeni bir boyut kazandırdı. Sosyal medya, düşük iletişim maliyetleri, kolay organize olabilme ve dünyanın değişik noktalarındaki kişileri bir araya getirerek dijital kalabalıklar oluşturma imkanını vererek sivil toplum hareketlerinin işini kolaylaştırmış oldu.
Sosyal medya kişilerin kendilerini hiç çekinmeden ifade edebildikleri nadir alanlardan biri oluverdi. Dijital topluluklar haricinde kişiler herhangi bir duruşu benimsemekten çekinebilir; ama sosyal medyada böyle bir şey söz konusu değil herkes istediğini rahatlıkla dile getirip düşüncesini sonuna kadar savunabilir duruma geldi.
Bir bilginin ya da olayın büyük kitlelere ulaşmasını sağlamak dijitalin gücüyle artık çok kolay bir hal aldı. Bu kitlelerin davranışlarını ve tepki verdikleri olayları gözlemlemek, raporlamak ve analiz etmek geleneksel medyaya göre çok daha kolay ve doğru olabiliyor.
Dijital mecraların markalar için önemi çok büyük ama son zamanlarda Orta Doğu’da ve diğer ülkelerde yaşanan olaylarda canlı olarak gözlemlediğimiz gibi insanları bir amaç ve bir konu altında bir araya toplamada sosyal medyanın gücü hiçbir tartışmaya yer bırakmıyor.
Dijitalin yüklemeye devam etmesi toplumsal olaylarda harekete geçmeyi ne kadar çabuk ve pratik hale getirdiğini en son yaşadığımız 15 Temmuz Darbe Girişiminde net bir şekilde gördük belki dijitalin gücü bu kadar fazla olmasaydı olayları fark etmemiz bu kadar kolay olmayabilirdi.
Dijitalleşmeye devam…
Kalın Sağlıcakla…
Yıldırım BAYEZIT
http://www.pigu.com.tr/
1 Comment
Güzel bir yazı.. Tebrikler..
Alper KUL