Kalabalıkların Gücü
27 Nisan 2017
Çin’den korkun, çok korkun
11 Mayıs 2017
Tümünü gör

Türkiye niye reform yapamaz?

Bütün ülke nefesin tuttu bekliyor…. RTÜK Başkanı evlilik programlarının yasaklanıp yasaklanmayacağını Salı akşamı açıklayacak. Tüm dengeleri değiştirecek bu karar YSK’nın mühürsüz oy kararını unutturur ve piyasalarda sert satışlara yol açabilir.  Öte yanda, bazı yatırımcılar AGİT raporu veya CHP’nin Savaş Suçları Mahkemesi’ne başvurusunu beklemeyi de tercih edebilir. Yatırımcılara yakında Borsa’ya kote edilecek Acun’un Survivor hisselerini alarak hedge yapmalarını öneriyorum…Ulan yoksa bu KHK Acun için mi çıktı? Beni Survivor’a aldıracak bir tanıdığınız var mı?  O balta girmemiş adalarda alafranga tuvalet var mı?

AKP iktidarının ekonomik teorisyeni Prof Cemil Ertem bir makalesinde Prof Demiröz’den alıntı yapıyor: ““Büyüme oranımızı %7’ye çıkarmamız mümkündür, bu da teknoloji düzeyimizi yükseltmekle olur. Teknoloji düzeyimizi, mevcut şartlarda, ancak ve ancak devlet eli ve desteği ile gerçekleştirebiliriz.”

Wikipedia’ya erişimin engellenerek zaten PISA sınavlarında sıfır çeken ve %72’si mutsuz bir gençliğin ev ödevlerinin %90’ın kaynağını elinde aldığımız bir hafta sonunda çok kaba bir şaka bu. Zaten AKP ve ona oy veren güzel vatandaşlarımın güçlü başkanlık rejimi hakkında kurduğu tasavvurların hepsi hayal. Türkiye artık değişme ve reform yapma gücünü yitirdi. 2019 seçimlerinden sonra belki, ama şimdi hayır.

Bu nokta çok önemli, çünkü piyasalarda suni bir istikrar algısı var. Hükümet de istikrarı sağladığını ve bu sayede tonla ucuz dış kredi ve yabancı doğrudan yatırım geleceğini sanıyor. Çok acı, çok trajik, adeta klinik bir vaka. İstikrar piyasalar ve ekonomi açısından “nötral” yani değer yargısı ifade etmeyen bir terim. Mesela, Amerika’da Kaliforniya’da bulunan Death Valley son derece istikrarlı bir yerdir, rüzgar esmez, ısı ve nem değişmez.   Ama üstünde ot da bitmez. Ay da istikrarlıdır, üstünde milyarlarca yıldır hiç bir tektonik vaka gerçekleşmemiştir. Türkiye istikrarı da buna benziyor. İstikrar ancak yönetenler reform ve kalkınma üretiyorsa işe yarar.

Peki bunlar niye yapılamaz?  Mesela bu baskıcı ve her ağzını açanı terörist diye içeri alan rejim yumuşayamaz mı? Hayır, yumuşayamaz. Çünkü demokrasiye dönersek CHP, HDP, Meral Akşener ve diğer MHP muhalifleri ile bilimum muhalefet odakları çok daha etkin propaganda yapacaklar, örgütlenecekler, sokakları da ele geçirecekler ve hileyle zar zor %48.5’a indirilen oyları %50’yi kat kat aşacak.  Hile, evet hile. Referandum sonuçlarını en yakından tahmin eden kuruluş  Konda’nın seçim sonuçları araştırmasını okuyun ve nerde, nasıl yapıldığını görün. Tabii, Konda’dakiler çok nazik insanlar “garipliklerden” bahsediyor.

OHAL kaldırılamaz.  1 Mayıs’da 30 bin polise rağmen İstanbul yine bu rejime barışçıl bir şekilde itirazlarını kayda geçirmek isteyenlerin gözaltıları ile çalkalandı, kaldırsanız olabilecekleri öngörmek hiç de zor değil.

Zaten, AKP daha yumuşak bir idare ve demokrasiye dönmek istese, elinde yeterince bahane var. AGİT, Avrupa Parlamentosu, BM İnsan Hakları Konseyi, Avrupa Konseyi Parlamenterler Assemblesi uyarmış, rica etmiş. Demek ki, niyet yok.

Artık ekonomik reform da yapamazsınız bu ülkede. Aslında Erdoğan istese bir günde yapar da, artık ekonomik reformların AKP’ye faydası kalmadı. Parti içinde bazı kesimler polis, bürokrasi  ve hatta  yargı ile işbirliği içinde rant çetelerine dönüştüler.

Değerli Üstadım Fatih Özatay DUNYA Gazetesi’nde bir makalesinde Prens Machievelli’den alıntı yaparak bu ortamda reform yapmanın ne zor olduğunu anlatıyor:

Machiavelli 500 yıl önce ülkesini yöneten Prens’e nasıl sesleniyor: “… Gerçekten de, yeni kurumların yapılandırılmasını yürütmekten daha güç, başarılması şüpheli ve tehlikeli bir girişim yoktur. Reform yapan kimse, eski kurumlardan faydalanan kişilerin düşmanlığını çeker ve yenilerinden faydalanacak kişilerden ise ancak sınırlı bir destek sağlar. …Bu nedenle yeni kurumlara karşı olanlar saldırı fırsatı bulduklarında bunu partizanlık ateşiyle yaparlarken diğerleri reformcuyu yarım ağızla desteklerler. Sonuçta bu iki kesimin arasında kalan reformcu büyük tehlike altına girer”.

Türkiye’de ek bir sorun var.  İçine yuvalanan bu parazit rant çeteleri aynı zamanda partiye finansman sağlıyor, seçmenle köprü rolü oynuyor ve propaganda görevini de üstleniyor. Bunları memeden kesseniz, parti nefessiz kalacak. O zaman, bol şans, beyler.

Peki, sosyal ve ekonomik reform yapamayan bu rejimin akibeti ne olur?  AKP halen 15 yılı biraz aşan tarihinde en büyük iç ayrışmayı yaşıyor. “Erdoğancılar’la” “samimi İslamcılar” birbirini açıkça eleştiriyor. Birinci grup “herşey mükemmel, harikalar yaratacağız” derken, ikinci grup toplumsal yozlaşma ve muhalefette biriken öfkeyi dile getiriyor, rant rejimine baş kaldırıyor. Bu ayrışma gittikçe  keskinleşecek. AKP seçmeni ya başka oluşumlara kayacak, ya da gelecek seçimlerde Haziran 2015’te yaptığı gibi evinde oturacak.

Ekonomide halen konjünktürel yani geçici bir toparlanma var.  Maalesef Prof Cemil Ertem gibi teorisyenler büyümenin %10’lara hızlandırılabileceğini iddia ederek partiye büyük kazık atıyor. Bu hıza erişmek için finans bulunmaz. Kimse bu sorunu anlamıyor. Dünya Türkiye’ye bu hızla büyüyecek borcu vermez. Verse de cari açık milli gelirin %6-7’ne patlar ve sıcak para hızla kaçar, devalusyon yeriz. Zaten bankaların ibadullah döviz mevduatı var, gani gani. TL mevduat bitti. Büyüme en geç 3Ç ortasında fıs diye sönecek. 2018 başında bütçe de paydos edecek. Para politikasını gevşetseniz, TL göçecek, ve enflasyon %15’lere fırlayacak.

Referandumda kentli ve orta-yüksek gelirli kesimlerin HAYIR oyuna mehil etmesinin bir nedeni de ekonomik büyümenin yavaşlaması ve kapsayıcılığını yitirmesi. Büyüme artık sadece inşaat  ve mega-projelerde. Bu kesim zaten  büyük ölçüde geleneksel merkez sağ seçmeni ve AKP’ye marjinal olarak bağlı. 2019 geldiğinde kopacak. Onlar da ya evde oturacak, ya da başka oluşumlara kayacak.

Bakın Konda ne diyor:

“Nisan’17 Barometresi’nin bulgularına göre oy oranını koruyor gibi görünse de gerek kutuplaşmalar, gerekse de siyasetin Ak Parti ve diğerleri biçimindeki yeni konsolidasyonu nedeniyle, Ak Parti uzun süredir sahip olduğu yerel iktidar alanında özellikle yerel seçimlerde daralma yaşama riskiyle karşı karşıyadır. Yine Ağustos’16 ve Eylül’16 Barometrelerinde siyasi bulgularına referansla Ak Parti’nin seçmenden alabileceği oyunun üst sınırında dolaşıyor olduğunu da not etmek gerekir”.

Ha, itiraf edeyim, Konda ayrıca CHP’den ne köy ne kasaba olmaz da diyor. Katılmıyorum, ama eyvallah diyelim.   Zaten ben de 2019 Kasım genel seçimlerinde CHP’nin %26’dan %40’a sıçrama yapacağını hayal etmiyorum. Ama AKP %40’lara düşmeye mahkum. Zaten o yüzden iki parçalı MHP’yi yedekte taşıyor. Koalisyona ihtiyacı olacak. Soru şu:  Seçmeni tarafından terkedilen Bahçeli’yi nasıl partinin başında tutacağız? Tutamazsak, Türkiye koalisyonlar ve başkanlık makamı ile parlamento arasında çatışmaya geri mi dönecek.

İstikrarmış, reformmuş…Şakadan da kötü ya. Umarım evlilik programları kalkmaz. Hanife’siz   bir hayat çok zor olacak.

Kaynak; http://www.paraanaliz.com/2017/ekonomi/turkiye-niye-reform-yapamaz-10474/

https://www.facebook.com/ayesilada

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir