Sevgisizlik Ortamı…
25 Haziran 2016
Çevrimiçi Yaşamak
1 Temmuz 2016
Tümünü gör

Girişim’e Giriş 101

Girişim'e Giriş 101

Yıl 2012; Sözüm ona yasaklanan kölelik sisteminin teknolojinin son harikası gökdelenlerin içine yedirdikleri işime varış saatim ile aynı oranda mideme giren kramp sayısının günden güne artmasını izlediğim yıl…

Her gün biraz daha mutsuz şekilde uyanışlar, kendimi motive etme yollarını arama çabalarım.

21 Haziran; Pavlov’un köpeği gibi daha zil çalmadan 11:50 de acıktığımı düşündüğüm ancak malesef ki yaptığım işe uzuuuun bir ara verme açlığını yaşadığım rutin günlerden bir gündü işte bir karar vermem gerektiğini hissettiğim…

[eğer vücudunuz size sinyaller vermeye başlamışsa; baş ağrıları, yersiz mide bulantıları, sırt ağrıları ve hatta daha da ileriye gidersem panik ataklar, depresyonlar, bilin ki bunlar ruhunuzun isyan belirtileridir… Kötü haber; ilaçlar kısa vadeli çözümler. Uzun vadede farklı şekillerde tekrar tekrar hortlayabiliyorlar. İyi haber; O’na kulak verip istediğini verirseniz ömür boyu sessizleşebiliyorlar, tıpkı daha konuşmayı bilmeyen bir çocuğun ağlarken ne istediğini deneye yanıla bulduğunuzda susması gibi ]

Bir Ferrarim yoktu belki ama kenarda biriktirdiğim üç beş kuruş para ile KENDİM için neler yapabileceğimi araştırmaya başladım. Kafanız karışıkken karşınıza çıkan bazı yazılara, simgelere, kişilere dikkat etmeye çalışın, niye mi? Çünkü emin olun evren sizin için bazı yerlere notlar gizliyor. Benim notum ise facebooktaki bir haber kaynağında gizliydi; Reha Muhtarın bir yazısı ile burun burunaydım; [ http://m.gazetevatan.com/reha-muhtar-329632-yazar-yazisi-14-yasindayken-en-sevdiginiz-hobinizi-is-olarak-yapabiliyor-musunuz—/ ]

Yazıyı okuduktan sonra 14 yaşımdaki hobilerimi düşünmeye başladım; Eğitim sistemimiz sağolsun bize o yaşlarda bir hobi edinmeye vakit bırakmıyordu ama aralarda derelerde en mutlu anlarımın spor yaparken olduğunu buldum. Aynı anda aynada bulduğum ben ise bir KURUMSAL RİSK YÖNETİCİSİYDİ!!!!

Amorti bile yoktu anlayacağınız… Ruhumun elindeki voodoo bebeğinin karnına sapladığı iğneleri hem karnımda hem de yüreğimde hissetmemin nedeni gayet netleşmişti benim için… Aydınlandım resmen… Platon’un mağarasından prangalarımı kırıp çıkmış gibiydim. Işık ilk etapta gözlerimi kamaştırsa da yavaş yavaş sanki bazı fikirler hayalimde canlanıveriyor, dans ediyordu kafamda…

Devamında ne mi oldu?? Bunları bir hazmedin devamını Girişim’e Gelişme 101’de okumak için az biraz bekleyin 😉


Tulya Türgen

1 Comment

  1. Ah Tulya’cım!
    İşimizle ilgili bir girişimde bulunmadan önce yaptıklarımıza bakacak olursak aslında hepsi birer girişim. Kurumsalda çalışanlar da hayatlarına dışarıdan bakarlarsa birçoğu minik girişimlerde bulunduklarını fark edebilirler; zamanı gelince de büyüğüne el atabilirler.
    GG’de gönüllülük de girişim değil mi mesela? 🙂
    Bu arada bu sürecini de çok net hatırlıyorum 🙂
    Bir de dönüm noktası tam benim doğumgünümde mi olmuş? :)))
    Devamını heyecanla bekliyoruz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir