Girişim’e Giriş 101
25 Haziran 2016
Tümünü gör

Sevgisizlik Ortamı…

Sevgisizlik Ortamı

Sevgili Gelişimciler,

Bundan böyle iki üç ayda bir sizlerle bu blog sayfasında buluşacağım. Bazen yazı frekanslarım daha sık bazen daha seyrek olabilir. Yazılarım kısa, net ve anlaşılır olacak. 2007 yılında kurmuş olduğumuz grubumuz geçtiğimiz 9 senede son derece güzel işler yaptı. Ancak bu süreçte teknoloji ve mobil sistemler inanılmaz derecede gelişti ve yaygınlaştı.

İnsanlar artık birbirileri ile fiziksel manada sosyalleşmiyor. Bunun birçok sebebi var. Güvenlik, trafik, kaliteli zaman eksikliği ve “Gelişmişlik” adına pompalanan kalitesiz kentleşme. Bu faktörler insanların sosyalleşmesini engelliyor.

İnsanlar mobil alanda cep telefonları ile sosyalleşiyorlar.

İnsanların en iyi arkadaşları cep telefonları.

Bu ise beraberinde hoşgörüsüzlük ve sevgisizlik getiriyor.

Sevgisizlik ise bizlerin hayatını karartıyor. Umutsuzluk dalgasının artmasına yol açıyor. Güveni zedeliyor. Ve ne enteresandır ki ekonomik gelişimde bu sevgisizlik ortamından yara alıyor.

Siyaset bu ortamda yapılmıyor! Nefret ve öfke dili ön plana alınıyor. Bu dayanılmaz bir durumdur. Beraberinde yıkım getirir.

Bizler gelişimciler olarak bunu doğru bulmuyoruz. Nefret ve güvensizlik ortamı çatışmayı getirir. Bunu tespit ediyoruz. Ben bu Gelişim Grubu blog sayfasının yazarlarından birisi olarak herkesi uyarmak istiyorum. Türkiye’nin tarihsel ve sosyolojik olarak ayakta kalma mecburiyeti vardır. Ülkemizin, yeni şeyler söyleyerek, yeni maddi ve manevi projeler ile ayağa kalkması ve gençlerine umut verecek duruma gelmesi gerekmektedir. Sığ politikalar ve sığ düşünceler ile ayağa kalkamayız.

Türkiye’nin geçmiş 30 yılı zorlu geçti. Ama şunu söylemek isterim ki gelecek 30 yıl çok daha zorlu geçebilir.

Her yazımda bu konulara ve daha fazlasına değineceğim.

Sağlıcakla kalın,

Alper KUL

4 Comments

  1. rabia dedi ki:

    Muhteşem söylenecek söz yok değindiğiniz konu ülkemizin ve insanlığın en büyük yarası ve bu yara gittikce büyüyor bu düşüncenizi kitap olarak yayınlayın

  2. rabia dedi ki:

    Başarılar sayın kul

  3. Alper’cim,
    Ne kadar doğru söylemişsin. Gerçekten herşey sevgiye bakıyor. Benim de kendisinden ders aldığım Barbara Fredrickson diye bir araştırmacı var, kadın 30 yıldır sadece sevgi konusunda bilimsel araştırmalar yapıyor ve hem bireysel hem de toplumsal düzeyde etkilerini inceliyor. Günün sonunda herşey birbirimizi farklılıklarımıza rağmen, hatta bazen özellikle farklılıklarımızı sevmemizde bitiyor.

  4. Dr. Mustafa Mete dedi ki:

    Sevgisiz ortamda yaşamak, sevgisiz iş yapmak mümkün değilidir.
    Yüce yaradan sevgiden mahrum bırakmasın.Tüm sevgilerimle….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir